Abone Olun

E-posta adresinizi kaydedin, yeniliklerden haberdar olun!


Teknik Komite Üye Girişi
Teknik komite üyeleri için Giriş.
Dünya Bankası İş Ortamı Raporu 2018
31 Ekim 2017 tarihinde yayımlanan Dünya Bankası İş Ortamı Raporuna göre Türkiye 190 ülke arasında 60. sırada yer almaktadır. Rapora erişmek için tıklayınız. 
Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
18 Ağustos 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile tarafların anlaşması ile bir bölümü 10 günden aşağı olmamak üzere "en çok üçe bölünebilen" yıllık ücretli izinlerin bölümler h
Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi
Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 1 Temmuz 2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlandı. 
Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun Uygulanması Hakkındaki Yönetmelikte Değişiklik
"Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", 12 Ocak 2017'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Sınai Mülkiyet Hakları Kanun Tasarısı
Sınai Mülkiyet Hakları Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Kaynak: AA
Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu
KOBİ'lerin finansmana erişiminin artırılmasına yönelik olarak 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, 28 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı. 
Ar-Ge ve Tasarım Harcamalarına Vergi Desteği
Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.Detaylı bilgi için: Dünya Gazetesi
Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı
Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda görüşülerek 28 Temmuz 2016 tarihinde kabul edilmiştir. 
Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Kanun Değişikliği
15 Temmuz 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 9 Ağustos 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 7 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
2016 yılı II. YOİKK Toplantısı Yapıldı
Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu toplantısı (YOİKK), Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan başkanlığında 16 Nisan 2016 tarihinde Ilgaz'da yapıldı. Toplantıda TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD, TİM, YASED ve DEİK tarafından oluşturulan eylem önerileri ele alındı. 
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik
Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, 17 Mart 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı.
YOİKK-Bakanlar Kurulu Prensip Kararı
16.01.2012 tarihli Bakanlar Kurulu Prensip Kararı ile YOİKK'in yapısı değişmiştir. Söz konusu Prensip Kararına ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirket İşlemleri ve Kurumsal Yönetim

İstihdam

GİTES ve Sektörel Lisanslar

Yatırım Yeri, Çevre ve İmar İzinleri

Vergi ve Teşvikler

Dış Ticaret ve Gümrükler

Fikri, Sinai Mülkiyet Hakları ve ARGE

Yatırım Ortamı Mevzuatı ve Hukuksal Süreçler

Finansmana Erişim

Kurumsal Yönetim

 
 1-) Türkiye'de şirket kurmak için izlenecek prosedür nedir?

Şirket kuruluşunu düzenleyen kanunda değişiklik yapan 4884/2003 sayılı kanun ile şirket kuruluşu süreci yeniden tasarlanmış ve iş kurmak için gerekli aşamalar azaltılarak süreç sadeleştirilmiştir. Kolaylaştırılan prosedürler neticesinde tescil ve şirket kuruluşu işlemi bir günde yapılabilmektedir. Tescil işlemi için tek bir noktada, gerekli izinler için bir kaç farklı kuruma başvuru yapmadan doldurulacak standart bir form yeterli olacaktır.
Şirket kuruluşu başvuruları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na ya da her şehirde bulunan ve yurt çapında yaygın bir ağa sahip olan, ticaret sicil memurluklarına yapılmaktadır. Kuruluş için izlenecek prosedür aşağıda özetlenmektedir:

  • Noterden tasdikli şirket ana sözleşmesi
  • Ziraat Bankası’na, sermayenin % 0.04’ü tutarında yapılan ödemeye ilişkin banka dekontu
  • Şirket Kuruluşu Bildirim formu

ile birlikte ticaret siciline kayıt işlemi gerçekleştirilecektir.

Yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yerli yatırımcılarla eşit şartlarda, Ticaret Kanunu’nda sayılan şirket türlerini kurmada serbesttir. Eskiden olduğu gibi limited veya anonim şirket kurma zorunluluğu kalkmıştır.

Bankaların, özel finans kurumlarının, sigorta şirketlerinin, finansal kiralama şirketlerinin, faktoring şirketlerinin, holdinglerin, döviz büfesi işleten şirketlerin, umumi mağazacılıkla uğraşan şirketlerin, sermaye piyasası kanununa tabi ve halka açık şirketlerin, serbest bölge kurucusu ve işleticisi şirketlerin kuruluşları, merkezi yurtdışında bulunan şirketlerin şube kuruluşları ve ana sözleşme değişiklikleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın iznine tabidir.

 2-) Yurt dışında kurulu bir şirketin Türkiye’de şube açması için yapması gereken işlemler nelerdir?

Yurt dışında merkezi bulunan yabancı uyruklu, sermayesi paylara bölünmüş şirketlerin Türkiye’de şube açarak faaliyet gösterebilmeleri için, ilk önce ikametgahı Türkiye’de bulunan tam yetkili bir vekil atayarak, aşağıdaki belgelerle birlikte Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’ne başvurmaları gerekmektedir.

  1. Dilekçe (şirket veya vekili tarafından yazılmış ve aşağıdaki bilgileri içeren);
    a) Şirketin unvanı,
    b) Kuruluş tarihi,
    c) Uyruğu,
    d) Sermayesi,
    e) Türkiye’deki vekilin adı, soyadı, adresi ve uyruğu,
    f) Vekilin Türkiye sınırları dahilinde yapacağı işlerde kanun ve mevzuat hükümlerine uyacağına yönelik taahhütü,
    g) Şubenin adresi,
    h) Şubenin faaliyet konusu,
    ı) Şubenin sermayesi,
  2. Şirketin yetkili organının şube açma kararı (asıl ve tercüme birer nüsha olarak);
  3. Şirket ana sözleşmesi (asıl ve tercüme edilmiş bir nüsha olarak);
  4. Şirketin nerede, ne zaman ve hangi devletin kanunlarına göre kurulduğuna ilişkin kayıtları içeren kuruluş evrakı ile halen faaliyetini sürdürdüğüne dair faaliyet belgesi (asıl ve tercüme edilmiş bir nüsha olarak);
  5. Türkiye’deki vekilin vekaletnamesi (ihtiyaç duyulacak diğer hususların yanında, özellikle aşağıdaki hususları kapsayacak şekilde asıl ve tercüme ikişer nüsha olarak);
    a) Şirket ana sözleşmesinde gösterilmiş olan işlemleri yerine getirme,
    b) Şirketi temsil etme,
    c) Şirket adına yapılacak işlerden doğacak davalarda şirketi davacı, davalı ve üçüncü şahıs sıfatı ile tüm mahkemelerde temsil etme,
    d) Türkiye’den geçici olarak ayrılması durumunda, sahip olduğu yetkilerle vekil tayin etme,
    e) Merkez şubeye bağlı olarak açılacak tali şubelere vekil tayin etme konularında yetkili bulunduğunun belirtilmesi.

2., 3., 4. ve 5. maddelerde yazılı belgelerin şirketin tabi bulunduğu ülkedeki noterler tarafından ve o ülkedeki Türk konsolosluğu veya Türkiye’de Dışişleri Bakanlığı tarafından ya da Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan “Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi” hükümlerine göre onaylanmış olması ve söz konusu onayların, belirtilen belgelerin noterden onaylı Türkçe tercümeleri için de yaptırılmış olması gereklidir.

 1-) Türkiye'deki istihdam biçimleri nelerdir? Kısmi süreli çalışma ve geçici süreli çalışma mümkün müdür?

İşçi-işveren ilişkilerini düzenleyen temel yasa niteliğindeki 1475 sayılı İş Kanunu, ekonomik ve teknolojik gelişmeler, yeni istihdam ilişkilerinin ortaya çıkışı ve AB müktesebatına ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine uyum çerçevesinde yenilenmiş ve 4857 sayılı yeni İş Kanunu 2003 yılında yürürlüğe girmiştir. Kanun, çalışma sürelerine esneklik kazandıran yeni çalışma modellerini düzenleyerek bir taraftan yeni istihdam olanakları yaratmayı, diğer taraftan işverenler için günün gereklerine uygun iş koşulları sağlamayı amaçlamaktadır. Bu yaklaşımla Kanun kapsamında; belirli süreli çalışma, kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, geçici iş ilişkisi gibi istihdam modelleri düzenlenmiştir.

 2-) Türkiye’de haftalık çalışma saatleri ne kadardır? Fazla çalışmanın koşulları nelerdir?

Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok 45 saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde 11 saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir.

Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %50 yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda ise, ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %25 yükseltilmesiyle ödenir.

Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda 270 saatten fazla olamaz. Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat 15 dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

 3-) Türkiye’de işçilere ne gibi ücret dışı haklar sağlanmaktadır?

Ücret dışı haklar, işçi ve işverenler arasındaki iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmektedir. Mevzuatta buna ilişkin zorlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.

 4-) İşverenlerin ödemekle yükümlü oldukları sosyal güvenlik prim oranları ne kadardır?

İşverenler ve sigortalılar:

a.Kısa vadeli sigorta kolları
b.Uzun vadeli sigorta kolları
c.Genel sağlık sigortası kolları için Sosyal Güvenlik Kurumuna,
d.İşsizlik sigortası için Türkiye İş Kurumuna

sigorta primi ödemektedirler.

Sigorta kolları ile işçi ve işverenin ödeyeceği sigorta prim oranları tabloda gösterilmiştir.

 

Sigorta Kolları

İşçi Hissesi %

İşveren Hissesi %

Toplam %

Kısa Vadeli Sigorta Kolları

-

1 ila 6,5

1 ila 6,5

Uzun Vadeli Sigorta Kolları

9

11

20

Genel Sağlık Sigortası

5

7,5

12,5

İşsizlik Sigortası

1

2

3

 

 5-) Türkiye’deki sosyal güvenlik sisteminin temel unsurları nelerdir?

Türkiye'deki sosyal güvenlik sistemi sigortalı ve işverenin sigorta sistemine ortaklaşa prim ödemekle mükellef olduğu primli bir sistemdir. Ayrıca 1/10/2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre her ay tahsil edilmiş olan malullük yaşlılık ve ölüm sigortasının ¼ ü kadar sisteme katkı yapılmak suretiyle sistem Devletçe desteklenmeye başlanılmıştır.

  • Kısa vadeli sigorta kollarından; işkazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık,
  • Uzun vadeli sigorta kollarından: malülük, yaşlılık ve ölüm,
  • Genel sağlık sigortası kolundan; kişilerin öncelikle sağlıklarının korunması, sağlık riskleri ile karşılaşılması halinde ise oluşan harcamaların karşılanması,

hususlarında kanunun öngördüğü şartlarla yardım yapılmaktadır.

 6-) Yabancıların Türkiye’deki çalışmalarının izne bağlanması ve bu yabancılara verilecek çalışma izinlerinin düzenlenmesi ile ilgili usul ve esaslar hangi kanunla düzenlenmiştir?

Yabancıların Türkiye’deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek amacıyla hazırlanan 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun 06.03.2003 tarihli ve 25040 sayılı, Resmi Gazete’de yayımlanarak 06.09.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanunun 5 inci maddesi gereğince süreli çalışma izinleri, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede çalışmak üzere verilebilmektedir.

Anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 7 nci maddesi gereğince; Türkiye’de öğrenim amacıyla verilen ikamet izinleri hariç, herhangi bir sebebe istinaden en az altı ay süreli ikamet izni almış ve bu süresi sona ermemiş olan yabancılar çalışma izin başvurularını yurt içinden doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapabilmektedirler. Aksi halde çalışma izni müracaatları yabancı tarafından yurt dışındaki T.C. temsilcilikleri kanalı ile yapılmaktadır.

 

 7-) Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun kimleri kapsamaktadır?

4817 sayılı Kanun; Türkiye’de bağımlı ve bağımsız çalışan yabancıları, bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır.

Söz konusu Kanun ile;

  • Doğumla Türk vatandaşlığını kazanmış olup Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkma izni almak suretiyle vatandaşlıktan çıkanlar,
  • Basın Kanununa göre çalıştırılacak muhabirler,
  • Yabancı basın yayın organları mensupları,
  • Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kanunla verilen yetkiye dayanarak çalışma izni verilen veya istihdam edilenler,
  • Yönetmelikle karşılıklılık ilkesi, uluslararası hukuk ve Avrupa Birliği hukuku esasları dikkate alınmak suretiyle çalışma izninden muaf tutulan yabancılar,

Kanunda kapsam dışı tutulmuşlardır.

 

 8-) Verilen çalışma izin süresi ne kadardır?

4817 sayılı Kanunun 5 inci maddesinde; süreli çalışma izinlerinin yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işyeri veya işletmede ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl geçerli olmak üzere verilebileceği öngörülmüştür.

 

 9-) Verilen izinler uzatılabilir mi?

4817 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, bir yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyeri veya işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere çalışma izninin süresi üç yıla kadar uzatılabilir. Üç yıllık kanuni çalışma süresinin sonunda, aynı meslekte ve istenilen işverenin yanında çalışmak üzere, çalışma izninin süresi altı yıla kadar uzatılabilir. Türkiye’de en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet eden veya toplam altı yıllık kanuni çalışması olan yabancılara süresiz çalışma izni verilebilmektedir.

Çalışma izninin bittiği tarihten geriye doğru en fazla iki aylık sürede olmak kaydıyla izin süresi sona ermeden çalışma izni süre uzatma başvurusunda bulunulabilir. Çalışma izninin bitiminden itibaren en geç 15 gün içinde yapılan süre uzatma başvuruları da geçerli kabul edilmektedir. Bu süreden sonra yapılan uzatma başvuruları, ilk defa başvuru yapan yabancılara uygulanan esaslara tabidir.

 

 

 10-) Kanuna göre kaç tür çalışma izni verilebilir?

Çalışma izinleri üç grupta verilmektedir.

Süreli çalışma izni; Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, iş piyasasındaki durum, çalışma hayatındaki gelişmeler, istihdama ilişkin sektörel ve ekonomik konjonktür değişiklikleri dikkate alınarak, yabancının ikamet izninin süresi ile hizmet akdinin veya işin süresine göre, belirli bir işletme ve belirli bir meslekte çalışmak üzere en çok bir yıl süreyle verilecektir.

Bir yıllık çalışmadan sonra bu süre, aynı işyeri veya aynı işletme ve aynı meslekte çalışmak üzere üç yıla kadar, bu süre sonunda da aynı meslekte ancak bu defa dilediği işverenin yanında çalışmak üzere altı yıla kadar uzatılabilecektir.

Süresiz çalışma izni; Yine Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe, Türkiye’de en az sekiz yıl kanuni ve kesintisiz ikamet eden veya toplam altı yıllık kanuni çalışması olan yabancılara, iş piyasasındaki durum ve çalışma hayatındaki gelişmeler dikkate alınmaksızın ve belirli bir işletme, meslek, mülki veya coğrafi alanla sınırlandırılmaksızın verilebilecektir.

Bağımsız çalışma izni; Bağımsız çalışacak yabancılara Türkiye’de en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olmak koşulu ile çalışma izni verilebilecektir.

İstisnai hallerde çalışma izinleri; Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe; 4817 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde sıralanan yabancılara bu kanunla belirlenen sürelere tabi olmaksızın istisnai statüde çalışma izni verilebilmektedi

 

 11-) Çalışma izni için nasıl başvurabilir?

Yurt dışından başvuru: Yabancılar çalışma izin ve vize başvurularını daimi ikamet ettikleri ya da uyruğunda bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti dış temsilciliklerine yapabilmektedirler.

Yabancının Türkiye’de bulunan işvereni, yabancının temsilciliğe başvurduğu tarihten itibaren on iş günü içerisinde gerek yabancıdan gerekse yabancıyı istihdam edecek kurum veya kuruluştan başvuru sırasında istenilen belgeleri Bakanlığa intikal ettirir. Temsilciliğe başvuru tarihinden önceki on işgünü içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına intikal ettirilmiş bulunan çalışma izni başvuruları da değerlendirmeye alınır.

Bakanlık yapacağı değerlendirme sonrasında, çalışma izni verilmesinin uygun bulunup bulunmadığına ilişkin kararını Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla ilgili dış temsilciliğimize bildirir. Karar olumlu ise, temsilcilik çalışma izin belgesinin Türkiye’de işveren tarafından yabancıya tebliğ edileceği bilgisini yabancıya vererek, çalışma izin belgesinin tarih sayısını vize etiketine yapıştırarak yabancının çalışma vizesine ilişkin işlemlerini tamamlar.

Başvuruya ilişkin olumlu karar üzerine Bakanlıkça düzenlenecek çalışma izin belgesi, yabancıya Türkiye’ye giriş yaptığı tarihten itibaren onbeş gün içerisinde tebliğ edilmesi istemiyle, yabancının işverenine gönderilir.

Çalışma izni verilmesi uygun bulunan yabancıların en geç doksan gün içinde ülkeye giriş vizesi talebinde bulunmaları, ülkeye giriş yaptıkları tarihten itibaren en geç otuz gün içinde İçişleri Bakanlığına (İlgili İl Emniyet Müdürlüğüne)  ikamet tezkeresi almak için başvurmaları zorunludur.

Yurt içinden başvuru: Türkiye’de öğrenim amacıyla verilen ikamet izni hariç, en az 6 ay süreli ikamet izni almış olup da bu süresi sona ermemiş olan yabancılar yada bunların işverenleri çalışma izin başvurularını yurt içinden doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapabilmektedirler.

Özellik arzeden doğrudan yabancı yatırımlarda istihdam edilecek kilit personel statüsündeki yabancılar veya bunların işverenleri; yabancının Türkiye’de kanuni olarak bulunması halinde, çalışma izni müracaatlarını doğrudan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yapabilirler. Bunlarda en az altı aylık ikamet izni koşulu aranmamaktadır. (Doğrudan Yabancı Yatırımlarda Yabancı Uyruklu Personel İstihdamı Hakkında Yönetmelik Md.8)

Çalışma izin istemine ilişkin (izin verilmesi veya talebin reddi) kararı, Bakanlık tarafından yurt içinden yapılan başvurularda, başvuruyu yapan işverenine veya ilgili yabancıya bildirilmektedir.

 

 12-) Çalışma izni için hangi evraklar gerekiyor?

Çalışma izni başvuru usul ve esaslarına ilişkin detaylı bilgiler ile sektörler itibarıyla müracaat dosyasına eklenecek bilgi ve belgelerin listesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü Yabancıların Çalışma İzinleri Daire Başkanlığına ait internet adresinden (www.yabancicalismaizni.gov.tr veya www.csgb.gov.tr)  ulaşılabilir.

 13-) Çalışma izni işlemleri ne kadar sürmektedir?

4817 sayılı Kanunun 28.1.2010 tarih ve 5951 sayılı Kanunla değişik 12 nci maddesi gereğince; usulüne uygun olarak yapılan başvurular, belgelerin tam ve eksiksiz olması kaydıyla en geç otuz gün içinde sonuçlandırılmaktadır.

Diğer taraftan, özellik arz eden doğrudan yabancı yatırımlarda istihdam edilecek kilit personel için yapılan çalışma izni veya süre uzatımı müracaatları, belgelerin tam ve eksiksiz olması kaydıyla, Bakanlığa müracaat tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde sonuçlandırılır.

 

 

 1-) Hangi işletmeler işyeri açma ve çalışma ruhsatı almak zorundadır?

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte tanımlanan sıhhi müesseseler, gayrisıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerleri işyeri açma ve çalışma ruhsatı almak zorundadır. Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan iş yeri açılamaz ve çalıştırılamaz.

 2-) İşyeri açma ve çalışma ruhsatlarının verilmesi bakımından iş yerleri nasıl gruplandırılmaktadır?

İş yerleri; sıhhi müesseseler, gayrisıhhi müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerleri olmak üzere üç grupta sınıflandırılmaktadır:

Gayrisıhhi müesseseler: Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseselerdir. Gayrisıhhi müesseseler biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal etkileri bakımından üç gruba ayrılmaktadır:

Birinci sınıf gayrisıhhi müesseseler: Meskenlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gereken iş yerleridir.

İkinci sınıf gayrisıhhi müesseseler: Meskenlerden mutlaka uzaklaştırılması gerekmemekle beraber izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gereken iş yerleridir.

Üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler: Meskenlerin yanında açılabilmekle beraber yalnız sıhhi nezarete tabi tutulması gereken iş yerleridir.

Sıhhi müesseseler: Gayrisıhhi müesseseler dışında kalan her türlü iş yeridir.

Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri: Kişilerin tek tek veya toplu olarak eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon, kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane, içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve kıraathaneler; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik oyun yerleri; internet salonları, lunaparklar, sirkler ve benzeri yerlerdir.

 3-) İşyeri açma ve çalışma ruhsatı almak için yapılması gereken işlemler nelerdir?

İş yerinin niteliğine göre, farklı bir prosedür söz konusudur.

Sıhhi müesseseler: Sıhhi iş yeri açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, iş yerlerini İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğinde belirtilen şartlara uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1'de yer alan başvuru ve beyan formuyla yetkili idareye müracaat eder.

Başvurunun söz konusu Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye aynı gün içinde verilir.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı müracaatı sırasında Yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgeler dışında başka herhangi bir belge istenemez ve başvuru formundaki beyana göre ruhsat işlemleri sonuçlandırılır. Ancak, ilgilinin beyanına göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, yetkili idareler tarafından ruhsatın verildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde kontrol edilir. İşyerinin bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde ruhsat kesinleşir.

İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, iş yerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir.

Verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsat iptal edilerek iş yeri kapatılır. Ayrıca ilgililerin yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanı varsa haklarında kanuni işlem yapılır.

Gayrisıhhi müesseseler: Gayrisıhhi müesseselerin sınıfına göre işyeri açma ve çalışma ruhsatı alma prosedürü farklılık arz etmektedir:

Birinci sınıf gayrisıhhi müesseseler: birinci sınıf gayrisıhhi müessese açmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler Örnek 2'de yer alan başvuru formunu doldurarak yetkili idareye başvurur.

Birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerde, öncelikle yer seçimi ve tesis kurma izninin alınmış veya deneme izni sonucunda iş yerinin çalışmasında sakınca bulunmadığı tespit edilmelidir.

Yer seçimi ve tesis kurma izni verilmiş veya deneme izni sonunda çalışmasında sakınca bulunmadığı anlaşılan birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerin çalışabilmesi için müracaatı takip eden yedi gün içinde yetkili idarenin inceleme kurulu tarafından yerinde inceleme yapılır. Deşarj ve emisyon izin belgesi, mevzuat hükümlerine uygun olan yerler için diğer tüm bilgi ve belgeler de dikkate alınmak suretiyle, Örnek 3’teki açılma izni raporu düzenlenir ve yetkili idareye sunulur. Yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından üç gün içerisinde işyeri açma ruhsatı düzenlenir.

Birinci sınıf gayrisıhhi müessese başvuru ve beyan formunda yer alan bilgiler esas alınarak bir ay içinde yapılan denetimlerde, beyan edilen hususlara aykırı bir durumun tespiti halinde ilgililer hakkında gerekli kanuni işlem yapılır. Aykırılık ve noksanlıklar toplum ve çevre sağlığı açısından bir zarar doğurmuyorsa, tedbirlerin alınması ve noksanlıkların giderilmesi için bir yılı geçmemek üzere süre verilir. Verilen süre içinde aykırılık ve noksanlıklarını gidermeyen işletmelerin faaliyeti söz konusu aykırılık ve noksanlıklar giderilinceye kadar durdurulur.

Ruhsatın verilmesinden sonra yetkili idare tarafından yapılacak denetim sonucunda toplum ve çevre sağlığı açısından zararlı olan işletmelerin faaliyeti, noksanlıklar ve aykırılıklar giderilinceye kadar derhal durdurulur.

İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler: İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese açmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler; işin özelliğine göre, Yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olarak iş yerini düzenledikten sonra Yönetmeliğin eki Örnek 2’de yer alan başvuru formunu doldurarak yetkili idareye ibraz eder.

Yetkili idareler, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhi müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alır.

Başvurunun öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı beş gün içinde düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz.

İkinci ve üçüncü sınıf işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen iş yerleri, yetkili idare tarafından bir ay içinde kontrol edilir. Bu süre içinde kontrol edilmemesi halinde, ilgili, çalışma ruhsatı almış sayılır.

Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde,Yönetmelikte belirtilen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde, iş yerine bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verilir. Verilen süre içinde noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde verilmiş olan ruhsat, yetkili idare tarafından iptal edilerek iş yeri kapatılır ve ilgililer hakkında ruhsat vermeye yetkili idareler tarafından ayrıca yasal işlem yapılır.

İkinci sınıf gayrisıhhi müesseselerden yakıcı, parlayıcı, patlayıcı ve tehlikeli maddelerle çalışılan işlerle oksijen LPG dolum ve depoları, bunlara ait dağıtım merkezleri, perakende satış yerleri, akaryakıt ile sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğalgaz istasyonları ve benzeri yerlere müsaade verilmezden evvel civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşturulması için yetkili idarelerce inceleme yapılması zorunludur. Bu müesseselerin etrafında yetkili idareler tarafından belirlenecek mesafede sağlık koruma bandı bırakılması mecburidir. Söz konusu yerlerin üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese olarak açılması durumunda ise sıhhi nezarete tabi tutulması yeterlidir.

Umuma açık istirahat ve eğlence yerleri: Umuma açık istirahat ve eğlence yeri açmak ve işletmek isteyen gerçek ve tüzel kişiler Örnek-1’de yer alan başvuru ve beyan formu ile yetkili idareye başvurur.

Umuma açık istirahat ve eğlence yerinin açılması ve faaliyette bulunmasına belediye sınırları ve mücavir alan sınırları içinde belediye, bu alanlar dışında il özel idaresi tarafından izin verilir.

İl özel idaresi ve belediyeler, umuma açık istirahat ve eğlence yeri ruhsatını vermeden önce kolluk kuvvetinin görüşünü alır.

Yetkili kolluk kuvveti, açılacak yerin genel güvenlik ve asayişin korunması açısından kolaylıkla kontrol edilebilecek bir yerde ve konumda olup olmadığını dikkate alarak, işyeri hakkındaki görüşünü mülki idare amiri vasıtasıyla yedi gün içinde bildirir.

Umuma açık istirahat ve eğlence yeri açılması hususundaki başvurular yetkili idareler tarafından bir ay içinde sonuçlandırılır.

Meyhane, kahvehane, kıraathane, bar, elektronik oyun merkezleri gibi umuma açık yerler ile açık alkollü içki satılan yerlerin, resmi ve özel okul binalarından ve ilk ve orta öğretim öğrencilerinin barındığı öğrenci yurtları ile anaokullarından, kapıdan kapıya en az yüz metre uzaklıkta bulunması zorunludur. Özel eğitime muhtaç bireylerin devam ettikleri öğretim kurumları ile okullar dışındaki diğer özel öğretim kurumları için bu zorunluluk aranmaz. Ancak söz konusu özel öğretim kurumlarıyla yukarıda belirtilen türdeki işyerleri aynı binada bulunamaz.

Turizmin yoğun olduğu yörelerdeki okulların tatil olduğu dönemlerde yukarıda belirtilen iş yerleri ile okullar arasında yüz metre şartı aranmaz.

Sabit veya seyyar olarak kullanılan kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarının umuma açık istirahat ve eğlence yeri olarak kullanılmasının istenmesi halinde, deniz araçları için bağlı olduğu veya bulunduğu liman başkanlığının, diğerleri için ilgili kurum ve kuruluşların uygun görüşü alınır.

İzin almadan açılan umuma açık istirahat ve eğlence yerleri, yetkili idarelerin ilgili birimleri tarafından sebebi bir tutanakla belirlenmek ve mühürlenmek suretiyle re’sen kapatılır.

Kollukça, izin almadan açıldığı tespit edilen umuma açık istirahat ve eğlence yerleri düzenlenecek bir tutanakla kapatılmak üzere yetkili idareye bildirilir. Yetkili idare yapılan bildirim üzerine izin almadan açılan yeri kapatarak en geç üç gün içinde kolluğa bilgi verir.

 4-) Sağlık koruma bandı nedir?

İş yerinin etrafında bırakılması gereken iskan dışı alanı ifade etmektedir.

 5-) Hangi işletmelerde sağlık koruma bandı bırakılması zorunludur?

Sanayi bölgesi, organize sanayi bölgesi ve endüstri bölgeleri ile bu bölgeler dışında kurulacak birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerin etrafında, sağlık koruma bandı konulması mecburidir. Sağlık koruma bandı mülkiyet sınırları dışında belirlenemez ve bu alan içinde mesken veya insan ikametine mahsus yapılaşmaya izin verilmez.

İkinci sınıf gayrisıhhi müesseselerden yakıcı, parlayıcı, patlayıcı ve tehlikeli maddelerle çalışılan işlerle oksijen LPG dolum ve depoları, bunlara ait dağıtım merkezleri, perakende satış yerleri,  akaryakıt ile sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğalgaz istasyonları ve benzeri yerlere müsaade verilmezden evvel civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşturulması için yetkili idarelerce inceleme yapılması zorunludur. Bu müesseselerin etrafında yetkili idareler tarafından belirlenecek mesafede sağlık koruma bandı bırakılması mecburidir. Söz konusu yerlerin üçüncü sınıf gayrisıhhi müessese olarak açılması durumunda ise, sıhhi nezarete tabi tutulması yeterlidir.

 6-) Deneme izni nedir?

Birinci sınıf gayrisıhhi müesseselerde onaylı projelerine göre yapılan müessesenin, planlanan şekilde çalışıp çalışmadığının ve doğal kaynakların kirlenmesini önlemek için alınan tedbirlerin yeterli olup olmadığının tespiti için yetkili idarenin izni ve denetimi altında belirli bir süre deneme mahiyetindeki faaliyetlere verilen geçici izni ifade etmektedir.

 7-) Hangi durumlarda deneme izni verilir?

Projesine uygun olarak inşa edilmiş birinci sınıf gayrisıhhi müesseselere yetkili idarenin gerekli görmesi veya iş yeri sahibinin müracaatı halinde, inceleme kurulunun önerisi üzerine yetkili idarenin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından süresi bir yılı geçmemek üzere deneme izni verilebilir. Deneme izni, bu süreçte açılma ve çalışma ruhsatı yerine geçer.

 8-) ÇED Raporu nedir; hangi projeler ÇED’e tabiidir?

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), belirli bir proje veya gelişmenin, çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. ÇED Raporu, gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu, çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin çevreye yapabileceği tüm olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak, çevre kirlenmesine sebep olabilecek artık ve atıkların ne şekilde zararsız hale getirileceğini ve bu hususta alınacak tedbirleri belirten rapordur.

ÇED Yönetmeliğine göre, ÇED Raporuna tabi kurum, kuruluş ve işletmeler özelliklerine göre iki gruba ayrılmıştır. ÇED Yönetmeliğinin;

a) EK-I listesinde yer alan projeler ile,
b) EK-II listesinde bulunup da, 'ÇED Gereklidir” kararı verilen projeler için ÇED Raporu hazırlanması zorunludur.

Petrol, jeotermal kaynaklar ve maden arama faaliyetleri, Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamı dışındadır.

 1-) Yabancıların Türkiye'de gayrimenkul edinimi mümkün müdür?

Yabancıların, statülerine bağlı olarak, gayrimenkul edinmesine ilişkin, Türkiye’ de üç farklı rejim bulunmaktadır. Bunlar:

  1. Yabancı gerçek kişiler tarafından gayrimenkul edinilmesi.
  2. Yabancı şirketler (başka ülkelerde kurulmuş olan şirketler) tarafından gayrimenkul edinilmesi.
  3. Yabancı sermayeli şirketleri (Türkiye’de kurulmuş) tarafından gayrimenkul edinilmesi.

Yabancıların Türkiye'de gayrimenkul edinimi ile ilgili olarak ayrıntılı bilgi için lütfen tıklayınız.

 2-) Türkiye'de yatırım için tahsis edilen özel bölgeler var mıdır?

Türkiye’de yatırımlar için özel olarak tahsis edilen bölgeler bulunmaktadır. Bu bölgeler arasında yer alan organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve endüstri bölgelerine ilişkin yasal düzenlemeler ve mevcut yatırım yeri alternatifleri hakkında detaylı bilgilere aşağıdaki başlıklardan ulaşılabilir.

 

 3-) Tapu kaydı için izlenmesi gereken prosedür nedir? Tapu kaydının süresi ve maliyeti ne kadardır?

Tapu kaydı sürecinde izlenmesi gereken prosedüre yönelik bilgiler aşağıda yer almaktadır.

İlgili Kuruluş

Tapu Müdürlüğü

Süre (gün)

1-6 gün

Maliyet

209 YTL+ alıcıdan %1,5 ve satıcıdan %1,5 ödenen harçlar olmak üzere toplam taşınmazın %3 değeri (beyan edilen değer veya vergi değerinden hangisi yüksekse)

İstenen Belgeler

  • Başvuru formu,
  • İmza sirküleri,
  • Noter onaylı nüfuz cüzdanı suretleri (yabancılar için pasaport),
  • İmza yetkisine ilişkin yönetim kurulu kararı,
  • Gayrimenkule tasarruf belgeleri veya özel vekaletnameler,
  • Fotoğraf (2’şer adet),
  • Zorunlu deprem sigortası poliçesi,
  • Şirketlerin vergi levhaları,
  • Banka dekontu,
  • Tapu kaydı fotokopisi veya tapu kaydına ilişkin bilgi.

Açıklamalar

Taraflar (alıcı ve satıcı şirketler) noterde imza sirküleri çıkarırlar. İmza sirküleri çıkarırken tarafların noter onaylı nüfuz cüzdanı suretleri ve imza yetkisine ilişkin şirket yönetim kurulu kararı (ticaret siciline kaydedilmiş olmalı) gereklidir.

Şirket adına hareket edecek taraflar, gayrımenkul üzerinde şirket adına tasarrufta bulanabileceklerine ilişkin ticaret sicili memurluğundan gayrımenkule tasarruf belgesi veya noter onaylı bir özel vekaletname çıkarır.

05/11/1999 tarihli ve 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, Kararnamede sayılan bazı istisnalar dışında, binalar için zorunlu deprem sigortası yapılmış olmalıdır. Bu çerçevede, devri yapılacak gayrımenkul adına poliçe düzenlenmemişse, poliçe düzenlenmeli, mevcut bir poliçe varsa poliçede değişiklik yapılarak devralacak olan kişinin ismi yazılmalıdır. Poliçe bedeli, binanın alanı ve bulunduğu yere göre değişiklik arz etmektedir. Bahsi geçen Kararnamenin 2. maddesinde, zorunlu deprem sigortasının kapsamı olarak “634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binaların içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler” öngörülmüş olup, kapsamda yer alan işyeri ve işyerine bağlı arazi zorunlu deprem sigortası kapsamı dışındadır.

Yukarıda sayılan işlemler tamamlanınca, gerekli belgelerle birlikte taraflar ilgili tapu dairesine başvurarak başvuru formunu doldururlar. Tapu dairesi görevlileri tapu harcını ve kayıt ücretini hesaplayarak, hesaplanan tutarın bankaya yatırılmasını ister ve kaydın yapılarak işlemlerin sonuçlanması için taraflara randevu verir. Taraflar hesaplanan tutarı, tapu müdürlüğü hesabına yatırarak banka dekontu ile randevu verilen günde tapu müdürlüğüne giderek tapu kaydı işlemi yapılır.

 1-) Türk vergi sistemi konularına göre kaça ayrılmaktadır?

Türk vergi sisteminin şu şekilde sınıflandırılması mümkün bulunmaktadır.

I-    Gelir üzerinden alınan vergiler

  • Gelir vergisi
  • Kurumlar vergisi

II-   Harcamalar üzeriden alınan vergiler

  • Katma değer vergisi
  • Özel tüketim vergisi
  • Banka ve sigorta muameleleri vergisi

III-  Servet üzerinden alınan vergiler

  • Emlak vergisi
  • Veraset ve intikal vergisi
  • Motorlu taşıtlar vergisi
Toplam 12995 defa okunmustur.
Ekleme Tarihi: 17.11.2012