Nihat GÜL
Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkanı Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Teknik Komitesi Eş Başkanı |
Prof. Dr. Habib ASAN
Türk Patent Enstitüsü Başkanı Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Teknik Komitesi Eş Başkanı |
Komite Eş Başkanlığı: Kültür ve Turizm Bakanlığı- Türk Patent Enstitüsü
Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Teknik Komitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk Patent Enstitüsünün eş başkanlığında, yatırım ortamında fikri ve sınai mülkiyet hakları alanı ile ilgili olarak yer alan problemlerin tespit edilmesi ve problemlerin giderilmesine yönelik olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Eser sahipleri ve bağlantılı hak sahiplerinin haklarını konu alan fikri mülkiyet kavramı, bilgi çağı olarak da adlandırılan 21. Yüzyılın en önemli kavramlarından biridir. Yaratıcı fikirlerin bilgi çağı ekonomisindeki rolü, toprağın tarıma dayalı ekonomideki rolü ya da sermayenin endüstri çağındaki rolüne benzemektedir. Bu nedenle fikri mülkiyet yaratıcı ekonominin sermayesi konumundadır.
Küreselleşme sonucunda genişleyen ticaret hacmi, bunun dünya çapında getirdiği rekabet; bilgi, yaratıcılık, araştırma-geliştirme ve yüksek teknolojiye daha büyük bir önem kazandırmaktadır. Gelişmiş ülkelerin ihracatına bakıldığında, en önemli kalemi fikri hakların konusunu teşkil eden ya da bunlarla bağlantılı olan ürünlerin teşkil ettiği görülmektedir.
Yalnızca yasal düzenleme değil, gelişen teknolojiye uygun yapılanma ile bunların yönetimi ve bu imkânı sağlayacak kurumsal yapılanma gerekliliğinin bilincinde olan Kültür ve Turizm Bakanlığının rolü Tükiye'de fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi noktasında düzenleyici sıfatıyla tüm ilgili sektörlere destek vermek olarak özetlenebilir. Bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı, toplumu telif hakları konusunda bilinçlendirmeyi ve aldığı önlemlerle nitelikli eser üretimini teşvik ederek kültür endüstrisinin gelişimine katkı sağlayan güçlü bir fikri mülkiyet sistemi hedeflemektedir.
Türk Patent Enstitüsünün kuruluş tarihi olan 24 Haziran 1994 tarihi Türkiye için sınai mülkiyet kavramına yeni bir boyut ve anlayış kazandırması bakımından önem arzetmektedir. Osmanlı Döneminde başlayan sınai mülkiyet alanındaki çalışmalar ile 1994’lü yıllara gelene kadar çok fazla gelişme kaydedilmemiş olmakla beraber, 1994-2008 yılları arasında son derece özverili çalışmalar neticesinde önemli sonuçlar elde edilmiştir. Bu kapsamda, 1994 yılında sadece iki temel Uluslararası Anlaşmaya üye olan Türkiye, bugün 13 Uluslararası Anlaşmaya taraf olmuştur.
TPE, uluslararası anlaşmaları izleyip, katılım sağlanması ve mevzuatın desteklenmesine yönelik çalışmalarının yanısıra, Türkiye'nin uluslararası platformda hak ettiği yeri sağlamak ve ülkenin tanıtımını gerçekleştirilmek açısından gerekli seminer, sempozyum ve toplantıları düzenleyen, katılım sağlayan ve oy hakkını kullanarak ülkenin sesini duyuran örnek kurumlardan biridir. Ayrıca TPE, sınai mülkiyet hakları ile ilgili oturmuş uygulamaların ötesinde, genetik kaynaklar, geleneksel bilgi, biyoteknoloji, e-ticaret, internet, enformasyon teknolojileri, dijital sistemler gibi güncel konularla ilgili gelişme yolunda gereken adımları atmaya ve önlem almaya hazır durumdadır.
Bu anlamda TPE, gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında tanınan, bilinen bir kurum olarak ilişkilerinin canlandırılması amacıyla her türlü çabayı sarfetmektedir. Uluslararası platformlarda, WIPO, EPO, AB, DTÖ, OHIM gibi uluslararası kuruluşların yanısıra, Patent Ofisleri, Türk Cumhuriyetleri, STA'lar ile İKT ve EİT ülkeleri ile işbirliği yolunda sağlam temeller atılmış, sistemli çalışmalara başlanmıştır.
TPE, sınai mülkiyet sisteminin daha etkin hale getirilmesi amacıyla, uluslararası kaynakları kullanma yolunda da her türlü gayreti göstermekte, UNDP, AT, GTZ, ve Dünya Bankası Projelerinden sonra, 2009 yılında yeni bir AB twinning projesi ile çalışanlara ve paydaşlara sağlanacak eğitimler için gerekli hazırlıkları sürdürmektedir.